Sayfalar

14 November 2011

PINAR ALTUĞ ATACAN'IN RÖPORTAJLARINDAN BÖLÜMLER


Pınar Altuğ'un daha önce bazı dergi ve gazetelere verdiği röportajlarından bazı kısımları bir arada toplayarak Pınar'ı sevenler ve daha önce bu röportajları okuyamayanlar için belki fırsat olur diye derleme yapıp sizinle paylaşmak istedim.Biliyorsunuz ben bu kadını nedense çok beğeniyorum.Birkaç defa da aynı ortamda bulunduk.Sıcak ve samimi oluşu sanırım beni etkiledi.

Hiç kimseyi umursamadan, hayatı olduğu gibi yaşayan ve gayet de mutlu olduğu görünen Pınar'ı kim ne derse desin seviyorum.Yıllarca tek başına kendi ayaklarında üzerinde durmaya çalışmış ve şimdi bunun meyvelerini hakkıyla toplayan Pınar'a hep mutluluklar, hep başarılar dilerim:)

Artık haftada iki bölüm birden çekiyorsunuz. Bu da beraberinde çok çalışma ve kendinize, özelinize az zaman ayırma anlamına geliyor. Teklif geldiğinde tedirgin oldunuz mu?   - Hayır, çünkü biz sit-com çekiyoruz. Dramalara oranla çok daha rahat çalışma koşullarına ve saatlerine sahibiz. Dolayısıyla yine kendime, kızıma ve eşime ayıracak zamanım oluyor.
    
Eşiniz, dizideki Haluk gibi taşfırın erkeği olsaydı, evliliğinizi yürütebilir miydiniz? 
- Ben Meltem değilim ki, eşim Haluk gibi olsun! 

Modern ya da taşfırın erkeği, tüm erkeklerin aynı olduğu ve esnemediği noktalar sizce nedir? 
- Bence her erkek farklıdır, ortak noktaları erkek olmaları.

Eşiniz de sizin gibi yoğun tempoda çalışıyor. Birbirinize yeterince vakit ayıramamaktan şikayet ettiğiniz oluyor mu? Birlikte en çok neler yapmaktan hoşlanıyor, nasıl vakit geçiriyorsunuz?
- Biz ailece beraber olalım yeter. Ne yaptığımız ya da nerede olduğumuzun çok önemi yok. Kaldı ki, ikimiz de bu konuda gereken özeni fazlasıyla gösteriyor, bol bol bir arada olabiliyoruz.

Kızınız Su’ya kardeş düşünüyor musunuz? Yoksa tek olsun, tüm imkanları tam olsun diyen ebeveynlerden misiniz?- Ben hep bir tane kızım olsun isterdim. Çok şükür bir kızım var.

Bir çamaşır deterjanı reklamında rol alıyorsunuz. O reklamda söylediğiniz kadar titiz misiniz?- Delilik derecesinde değil ama titiz sayılırım.

Kişisel bakıma, güzellik kürlerine ne kadar düşkünsünüz?- Eskiden daha düşkündüm ama kızım doğduğundan beri çok daha az zaman ayırıyorum. ıki haftada bir hamam, her hafta manikür-pedikür ve ayda bir cilt bakımı yaptırmadan olmaz.

Kendinizi güzel buluyor musunuz?
- Eh, fena değilim.

(Seninle dergisine yapılan röp.dan alıntıdır.)
*************************************************************************************************

Takılarınızı nerden alırsınız? Kapalıçarşı gibi tarihi alışveriş mekanları, Eminönü'nün arka sokakları gibi tarihi mekanları ne sıklıkla ziyaret edersiniz?
Hiç gitmem. Çünkü ben zamanla yarışıyorum. Benim için takı demek Cemil Gezer demektir. Artık imitasyon takı da almıyorum. Para mı biriktirip mücevhere yatırım yapıyorum. Ve bu konuda Cemil Gezer'i tek geçiyorum. Yıllardır ondan alırım. Bazen istediğim şeyi anlatırım o benim için üretir. Sunduğum televizyon programlarına da sponsor o olur.


(Shopping Fest gazetesine verilen röp.dan alıntıdır.)



SU ARTIK İYİCE DİLLENDİ      
      
Anne olarak üçüncü kez Anneler Günü yaşadığını ve ayrı bir mutluluk duyduğunu belirten ünlü oyuncu, şunları anlattı: "Su artık iyice dillendi. Yanağımı okşayarak, bana 'Benim annem, güzel annem' şarkısını söylüyor; içim gidiyor..."  Günaydın'da yer alan habere göre; Pınar Altuğ, dünyaca ünlü sinema yıldızları Tom Cruise ve Katie Holmes'un 5 yaşındaki kızları Suri'nin moda ikonu haline getirilmesiyle ilgili görüşlerini şöyle ifade etti:
MARKA ÖNEMLİ DEĞİL    


"O yaştaki çocuğa pahalı kıyafetler giydirip 3 milyon dolarlık gardırop oluşturmak tamamen parayla alakalı bir şey. Benim o kadar param olsa da kızımın moda ikonu haline gelmesini istemem. Bu yaşam tarzıyla da ilgili bir seçim... Ben zaten kıyafete çok para harcayan biri değilim. Aldığım şeyin üzerinde ne marka yazdığı benim için önemli değil." Çanta merakı olduğunu itiraf eden Pınar Altuğ, sözlerine şöyle devam etti: "Kendimi sadece çanta ile şımartıyorum. Çocuğuma da marka giydirme meraklısı değilim. Çünkü çocuğun giydiği haram, yediği helal... Bir kere giydiği şeye tekrar sıra gelene kadar çocuk zaten büyüyor." (PINAR'DA DA BENİM GİBİ ÇANTA MERAKI VAR DEMEK.BENİM İÇİN DE SADECE ÇANTADA MARKA ÖNCELİKLİDİR:-))
***********************************************************************************





Bir tarzı olduğu aşikar. Mini eteklerinin üzerine geçirdiği beyaz atletleriyle sokağı etkilediği de. Modayı takip etmediğini söylüyor. Giyinirken rahatlığı herşeyin üstünde tutuyor. Anne olduktan sonra topuklu ayakkabılarının yerini babetler ve sandaletler almış. Kocası için de minik kızı için de zevkle alışveriş yapıyor. İstinye Park ve Nişantaşı sokaklarında kendini kaybedebiliyor.

TURUNCUYA DAYANAMAM
Moda ve trendler ne kadar umurunuzda?
Asla takip etmiyorum. Kalabalığa girmek bana göre değil çünkü.

Bir kıyafetin sizi tavlaması için hangi özelliklere sahip olması gerekir?      
O hiç belli olmuyor. Şuursuzca aldığım, sonra eve geldiğim zaman ben bunu neden aldım dediğim şeyler oluyor. Tipik kadınlık halleri. ama rengi beni çarpabilir.Hele ki turuncuysa iş bitmiştir. Turuncu olduğu zaman akan sular durur.

Enerjisi yüksek bir renk olduğu için mi?
Bilmiyorum ama turuncu bana iyi geliyor. Eşim Yağmur'da çok sevdiği için evimizdeki aksesuarların çoğu turuncu. Hatta krem rengi salonumuzun ortasında cart turuncu iki tane berjer var. Aziz Sarıyer imzalı çok seviyoruz.

3 comments:

  1. Hellooo ben geldimmm:)

    Ben cocuk dogurmadan once Pinar Altug'u cok begenirdim. Hep boyle piril piril bakimli bir havasi vardi. Ama ne zamanki dogum yapti, butun isigi stili kayboldu. Boyle simdi surekli ayakli zara ve H&M goruyorum, hic begenmiyorum. Oyle cok siradan geliyor bana.

    ReplyDelete
  2. Serabıımm canıımm hoşgeldin:)
    Zaten kendisi modayı takip etmediğini ve çok kıyafet almadığını söylemiş.kafasına göre giyiniyor işte:) Nasıl rahatsa.

    ReplyDelete
  3. Biz ona kendi aramizda, "Param cok kiymetli kiyamiyorum" diyoruz Papisimmmmm

    ReplyDelete

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...