Sayfalar

27 June 2012

Küçük bir hayal kurdum:)

ZAZ'ın bu akşam ki İstanbul konserine gitmeyi çok istedim ama kısmet olamadı.Madem gidemedim ben de  aşağıdaki videodaki şarkısıyla küçük bir hayal kurdum. Buyrun hayalimi okumaya ama aynı anda videoyu da mutlaka dinleyin lütfen!



Tam da yaz akşamı için çok uygun değil mi? .



"Plajdan çıktık, duşumuzu aldık, giyindik, süslendik, hafif parfümlerimizi sürdük, uçuş uçuş elbisemizi giydik. Santorini Adasındayım, kaldığım otelin  barından 1 kadeh blush'ımı aldım ve tam da burada  gün batımını izliyorum ve yanında bu şarkıyı dinliyorum." Çok mu şey hayal ettim acaba, ya da çok mu şey istedim desem bana kızar mısınız? :))





Hadi sen de ordan zaten tatil yerinde yaşıyorsun diye düşünmüş olabilirsiniz ama insanoğlu işte, hep daha fazlasını istiyoruz:) Değişik, başka güzel yerler görmek istiyoruz. Tabii yüzlerce, milyonlarca kez şükür ki Santorini'ye gidemesem de çok güzel bir yerde yaşıyorum.

Hepinize çok güzel bir yaz, daha iyi ve daha  güzel tatiller diliyorum.Sevgiyle kalın 

25 June 2012

Papişgiller Cunda'da buluştu:)

Bilmem biliyor musunuz ama bu blogu ilk açtığımızda güya Sedoş'umla(yani canım papatyam, kısacası Papiş'imle) beraber postlar yapacaktık. Hatta o yüzden de blogun header'ı Papiş Style by H&S olarak yapıldı ve öylece kaldı:)  Ama onun İzmir'de iş bulup,  buralardan gitmesi ve çok yoğun çalışması sebebi ile ben tek başıma bloglar oldum:)

Hafta sonu için de Cunda'ya geldi. Akşam onunla beraber keyif yaptık. Tabii bu kez ikimizin fotoğrafını güzelce çekecek bir kul bulmak zor olunca çok da fotoğraf çekilemedik. Benim bu fotoğraf çekecek insan bulma sorunuma sanırım 1 yıl kaldı. Oğlum Ali büyüsün o bu işi çözecek diye düşünüyorum:)



Alikomun kafası da çıkmış. İşte fotoğraf çekmekten anlamayan kişi ne denk gelirse basmış deklanşöre:) Olsun benim küçücüğümün de kafası çıkmış olsun ablaları:)


Bu bileklikleri Sedoş'um yeni yapmaya başladı. Meşhur blogger bileklikleri:)) Bana da yaptı, Daha da farklı modeller yapacak. O kadar çabuk ve hızlı yapıyor ki.


Ben yanımda oğluşuma bakarken Sedoş beni çekti. Yarı haberli, yarı habersiz bir fotoğraf yani:)

21 June 2012

Beğendiniz mi?

Son zamanlarda bileklikler,  kolyelerden küpelerden daha öne çıktı. Bileklik , bilezik çılgınlığı hepimizi farklı modellerle sardı sarmaladı.

Peki bu bileklikleri beğendiniz mi?



Anadolu yakasında oturanların çoğu belki biliyordur. Bağdat Caddesinde "Mine Gümüş" var. Sanırım bin bir çeşit model takılarla, çoğunuzun aklı başından gidecektir. Daha bunlar ne ki? Neler var,  neleeeer. Mutlaka bir ara fırsat yaratıp buraya uğrayın derim.Benim de selamımı söyleyin:))

Adres: BAĞDAT CAD. BİCENERLER ÇARŞISI, NO:355/C ŞAŞKINBAKKAL, TEL: 0216- 411 5647

GÜL GÖLGE SAYGI

Vogue dergisinin her ay bir ünlü ile yaptığı "Bugün Ne Giydim" köşesinin bu ay ki konuğu Gül Gölge Saygı.

Ben Gül Saygı'yı çok beğeniyorum. Heykel gibi kadın, iki çocuk doğurmasına rağmen fiziği çok güzel. En beğendiğim bir kaç fotoğrafını paylaşıyorum. Benim gibi Gül Saygı'yı beğeniyorsanız  ve ayın sonraki günlerinde ne giydiğini görmek istiyorsanız buraya TIK TIK.







18 June 2012

BANA DA HEDİYE ÇIKARMIŞ MEĞER:))

Sevgili blogger arkadaşımız Zeynep, ( ZEYS FASHION ROOM) geçenlerde 3 kişiye ayakkabı hediye edeceğini duyurmuştu.

Ben öyle her çekilişe katılmam ama içimden bir ses "madem bu ayakkabılar  3 kişiye verilecek, dene bakalım olmayan şansını" deyince hadi katılayım dedim:) Hatta ona bıraktığım yorumda çok şanssız olduğumdan da bahsetmiştim. Her neyse lafı fazla uzatmadan bir baktım ki ben kazanan 3 şanslıdan biriyim:) Demek ki neymiş bana çıkmaz, şanssızım demeyecek ısrarla şansın üzerine gidecekmişiz:)

Üç ayrı model de seçenek sunuyorlar ben burada 3 numaralı ayakkabıyı seçtim ve 3 gün içinde elime ulaştı. (Acaba içindeki bu bol 3 rakamı da bir işaret mi:)) Burdan tekrar sevgili Zeynep'e (Zeys)  ve işbirliği yaptığı Freeway'e teşekkür ederim.


7 June 2012

KAZ DAĞLARINDA BİR KÖY-BÖLÜM 2:)

Evvelki gün bu postumda ilk bölümünü paylaştığım Yeşilyurt Köyü'ne yaptığım gezinin ikinci fotoğrafları ve detayları devam etsin değil mi? :)

Yine ŞAHMERAN KONAK'ın önünden sizi tatil moduna sokmasını istediğim bir fotoğrafım:)
 Bu arada Şahmeran'ın FACEBOOK sayfasına da bakmak isterseniz BÖYLE BUYRUN LÜTFEN.


Şahmeran Konak'ın lobisinin bir köşesinde canım ablacığım ile. Onun blogu da daha önce de söylemiştim bakmak isterseniz BURAYA TIK TIK.(Şimdilik yazmaya ara verdi ama daha sonra gerisi gelecektir) Buradaki koltuklar antika. Şahmeran Konak'ın sahibi Sema hanımın annesinden ve anneannesinden kalan koltuk takımları ve bir çok değerli obje ile dekore edilmiş.



Hemen Şahmeran Konak'ın sağında kalan tatlı mı tatlı, şirin mi şirin kendi halinde ama bir o kadar da keyifli bir yer olan Kekik Cafe.




Şahısa ait birinin evinin basamaklarındayım:)


Bu sokağın görüntüsü aslında yakından daha da güzel. Kim bilir zamanında ne yaşanmışlıklara şahit olmuştur her bir köşesi. Buradan ilerleyince çok çok beğendiğim diğer bir konaklama yeri olan MANİCİ KASRI'na gidiliyor. Manici Kasrı'nın  güzelliğini daha kaliteli görsellerle görmek için kendi web sitelerine göz atmanızı tavsiye ederim. Bayılacaksınız, bayılacaksınız. Buraya TIK TIK.


 Az önce yukarıda  karşıdan çekilmiş  fotoğrafını paylaştığım sokağın bu kez arkamda kalan kısmının güzelliği.


Yine bir başkasına ait özel mülkün bahçe kapısı dışındaki bu bankta poz vermezsek olmazdı:)



Manici Kasrı'nın en ama en beğendiğim köşesi burasıydı benim için.


Manici Kasrı'nın köprüsü. Bu köprüden geçerek aşağıda yer alan dinlenme köşelerine veya yemek yemek için  ayrılmış diğer bölümlerine de ulaşabiliyorsunuz. Ve işin en kötü yanı benim fotoğraf makinemin şarjı bu fotoğraftan sonra bitti:(((

Aslında bir gece önce full şarj ettim ancak bir sorun olmuş ki demek tam dolum olmamış ve ben de onu o an farkettim. Asıl buralardan sonra o kadar güzel yerler vardı ki. Onları çekemedim. Cep telefonu ile çektiklerim oldu ancak görsellerin kalitesi düşük:((Mesela benim gönlüm ERGUVANLI EV'de bir kez daha kaldı. MUTLAKA ama MUTLAKA Erguvanlı Ev'in de kendi web sayfalarına bakın. Tamamen doğanın içindesiniz, sadece kuş sesi ve çam kokuları var. Yol bile geçmiyor. Huzurun, cennetin olduğu diğer bir yer olsa gerek. Erguvanlı Ev'in web sayfası için sizi BURAYA alayım.Benim Şahmeran Konak'tan sonraki tercihim mutlaka burası olur.


Biz bu gezimizi saat 16:30 gibi tamamladık. 7 km kadar uzaklıktaki plajlara, denize gitmezsek çatlardık. Hemen daha önce ÖNGEN BEACH diye işletilen plaja gittik.

Bu kez sahibi el değiştirmiş. Bizi kapıda boylu, poslu yakışıklı biri karşıladı. Meğer yeni işletmecisi, eski mankenlerden ATİLLA SARAL imiş:) Her bir müşterisi ile büyük bir titizlikle ilgilenen, güler yüzle karşılayan, tatlı sohbetler eden, bir eksik var mı yok mu diye soran gerçekten çok samimi ve içten biri. Onunla da bu güzel kareyi anılara almadan olmazdı. Rica ettik, memnuniyetle kabul etti. Bu arada bu mekanın şimdiki adı: SALAŞ ancak kapı girişinin bir yerinde, bir süre daha Öngen Beach yazacakmış.


Derken bir baktık Atilla Saral'ın yanında pek bir tanıdık  sima sohbet ediyor. Bilin bakalım kim? 
Hepimizin sempati duyduğu, dizilerden tanıdığımız ama kıymetini daha çok Avrupa'nın bildiği, biz de ise son zamanlarda en çok hafızamıza DAYI karakteriyle kazınan "TUNCEL KURTİZ". Kendisi bu arada çoğunuzun bildiği,  kendi mekanımız olan TAŞ KAHVE'nin de sadık misafirlerindendir.  


Onunla da bir fotoğraf çekildik. Son iki fotoğraf benim BB'den çekildiği için kalitesi azıcık düşük oldu maalesef:( Tuncel Bey çok nazik, çok sempatik biri.Kendisine tekrar tekrar teşekkürler, sevgiler...
( Her ne kadar bu yazıdan haberi olmayacaksa da belli mi olur "hayat tesadüflerle doludur" :)) 

İşte bizim bu gezimizin hikayesi de bu kadaaaar... Daha fazlası için fırsat yaratıp, gidin görün hatta siz de sizde kalan izlenimleri paylaşın çok isterim.

Beni okuyan tüm sevenlerime kucak dolusu sevgiler....

5 June 2012

KAZ DAĞLARINDA BİR KÖY

Dün Kaz Dağlarının eteklerinde Ayvalık'a 1 saat 15 dakika uzaklıklta olan harika bir yere gittik.Yolu bu taraflara düşenlerin mutlaka gitmesi ve görmesi gereken bir yer. Aslında burası kesinlikle köy falan değil. İnanılmaz güzellikte butik oteller ve yine daha profesyonel tesisler de var. Tamamen çam ormanlarının içinde denize yaklaşık 6 dakika süren mesafede olan bu yerin adı: "Yeşilyurt Köyü".Hatta geçen yıl "Karadağlar" dizisi burada çekilmişdi.

Biz sık sık Şahmeran Konak'a gider, konaklayacaksak da yine orayı tercih ederiz.Daha detaylı bilgi için ŞAHMERAN KONAK'ın web sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Artık sahibi Sema hanımla da arkadaş gibi olduğumuz için bir gün önceden kendisini arayıp, geleceğimizi haber verdik. Yine her zaman ki gibi harika hazırlanmış bir kahvaltı masası bizi bekliyordu. Masadaki herşeyi Sema hanım kendisi hazırlıyor. Tüm reçelleri, zeytinleri, peynirleri(sanırım tereyağ hariç) herşeyi kendi hazırlıyor ve misafirlerine ikram ediyor.




Bu güzel kahvaltının hemen ardından bu harika sunumla ikram edilen Türk Kahvelerimizi yudumladık.


Daha sonra çevreyi keşfe çıktık. Doğanın güzelliğini, yerin sükunetini size tarif edemem. Beni anlamanız için gidip görmeniz lazım:) Etraftaki diğer fotoğraflardan önce ŞAHMERAN KONAK'ın öndeki küçük ama sevimli bahçesinde çekilen bir kaç fotoğrafımı paylaşmak istiyorum.




Çiçeklerin ve renklerin güzelliği. Ahhh aahh! daha profesyonel makine olacaktı ki o güzellikler ayna gibi görünsün:)


Kahvaltı ettiğimiz terasın karşıdan görüntüsü



Yine kahvaltı ettiğimiz terasın ön cephesinden objektifime gülümseyen canım ablam:) Onun blogunu da isterseniz BURADAN takip edebilirsiniz( WOMAN and HUMAN)



DEVAMI YARIN:) BENİ İZLEMEYE DEVAM EDİN ASIL GÜZEL FOTOĞRAFLAR, GÜZEL ANLARIN OLDUĞU KARELER YARIN:)


3 June 2012

Cunda'da Nikah Kokteyli

Malumunuz üzere heryerde  olduğu gibi bizim için de, nikah ve düğün sezonu açıldı. Cunda Adasında bir otelde dün gerçekleşen nikah kokteyline gitmeden önce çekilen bir kaç kare.

Bu arada bluzum daha önce BURADA postunu yaptığım bluzum. Hani kombin yap görelim diyen arkadaşlarım için:))







LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...