Sayfalar

22 July 2012

SOBE

Aslında bir yanım bu postu yaz diğer yanım yazma dedi. Neden mi? Çünkü aşağıdaki güzel yerler Cunda Ada'sının en bakir yerlerinden biri olan Patriça Koyu ve buraların pek keşfedilmesini istemiyorum. Ama öte yandan da bu güzellikleri görmenizi istiyorum.

Cunda adası arka meydanda yer alan SOBE OTEL 7 odalı şirin mi şirin, güzel mi güzel bir butik otel. Dün, bu otelin Patriça koyunda yer alan plajına gittim ve şu an hala aklım orada. Bundan sonra her gün Sobe'nin plajına gidebilirim. Bu kadar huzurlu, çıt sesinin çıkmadığı(cırcır böceklerini saymazsak:)), huzur dolu, denizinin nefis olduğu bir yer olamaz. Plaj dediğim de maksimum 40 kişi falan alır.Tam bana göre. Çok insan olmaması böyle yerleri daha güzel yapıyor. Pek tabii  ülkemide çok daha farklı güzellikler var ama ben içinde yaşadığım için sanırım buralar bana ayrı bir güzel, ayrı bir lezzetli geliyor.

Lafı fazla uzatmadan sizi bu güzel yerin fotoğraflarıyla baş başa bırakıyorum. Bu arada belirtmeliyim ki Patriça Koyu'na giden yol çok zor bir yol aracınızla hızınızı istesenizde 10 km. nin üzerine çıkaramıyorsunuz. Zaten oraya da yol yapılmasın lakin yol yapılırsa bu güzelliklere ulaşım kolay olur ve çabucak tükenir.

Bu fotoğrafı Alikom çekti bu arada:))
 4 yaşındaki bir kuzuya göre gayet başarılı bir çekim değil mi ablaları:))












21 July 2012

Mavi mavi

Benim meşhur (daha önce size de burada sorduğum) tatlı Stefanel pabuçlarım bugün geldi:) Hızlı bir yayın ile size de göstermek istedim.Nötr surat, makyajsız Papiş karşınızda:) Offf! dip boyam da geldi zaten:(

Bu arada pabuçların rengi daha iyi görünebilsin diye yere beyaz bir kağıt koydum. Bana göre sevimsiz olan bu görüntü için de kusura bakmayın lütfen:( Teşekkürler.







19 July 2012

BURSA-CUNDA BLOGGER BULUŞMASI

Evet aynen başlıkta okuduğunuz gibi bugün taaa Bursa'dan yanıma sevgili blogger arkadaşım Elif geldi.Dün gece bloguma bırakılan bir yorumla Elif'in Cunda'ya geleceğini okudum ve anında mailleşerek organizasyonu yaptık:) Bu arada  blog aleminde yüz yüze görüştüğüm/tanıştığım ikinci arkadaşım Elif oldu.

Elif'in blogunu belki bazılarınız biliyordur. ( Bilmeyenler, bakmak isteyenler Elif'ciğimin "hayata dair" tüm paylaşımlarını buradan takip edebilir.)  Onun yazılarını okumak, yaptıklarını takip etmek benim için inanılmaz keyifli. Ondaki  güzel enerjiyi,kendisini ilk keşfettiğim/bulduğum gün başladı. Hani bazı insanlarla elektriğiniz çok tutar ya işte benim de Elif'le,  onu görmediğim halde sadece  blogundan takip ettiğim kadarıyla ilk anda başladı. Ama şuna emindim ki onu gördüğümde de fikrim değişmeyecekti. Yüreğimin sesine çok inanıyorum, çok güveniyorum ve beni şimdiye dek kolay kolay yanıltmamıştır.

Elif'in yazılarını, anlatım şeklini okusanız siz de inanın aynı etkiyi hissedecek ve alacaksınız. Elif bir öğretmen ve aynı zamanda fazlasıyla becerikli.Keçeden yapmayacağı şey yoktur. Daha fazla lafı uzatmadan ne demek istediğimi anlamanız için bloguna bakın yeterli. Bu güzel günden bir kaç kareyi sizinle paylaşmak istedim. En güzel ve daha fazla fotoğraflar ise Elif'de. Daha fazlası için ona buyurmamız gerekecek:))http://estasarimelif.blogspot.com/

Burası Koç Kütüphanesi ve Cafe'sinin önü. Tepeden Cunda manzarası nefistir. Dediğim gibi güzel fotoğraflar arkadaşımda.O post yapınca ordan da alır buraya ilave yaparım artık:)) Delice esen meşhur poyrazımız benim saçları savurmuş da savurmuş:(



Cunda'nın arnavut kaldırımı güzel sokaklarında yer alan "Hayat Bahçesi" cafe'nin basamaklarında çekilen bu fotoğrafı çeken ise oğlum Aliko:)


Biz, Elif'le eşinin çektiği objektife bakarken Ali bizi yine çekmiş. Benim Alikom bu fotoğraf işini en kısa zamanda çözecek görünüyor, sizce de öyle değil mi? :))



Güzel arkadaşım gelirken bana kendi el emeği, çok beğendiğim ve ustalıkla yaptığı keçelerden çok tatlı bir hediye paketi getirmiş. Bu güzelliği sizinle paylaşmazsam olmazdı. 


Bu sepetin içindekileri keçeden gül zannettiniz değil mi? Ama hayır, bakın neymiş.


Harika bir şal.Mor olan da keçeden yapılmış, gül şeklinde yüzük. (Kusura bakmayın yüzüğü ojesiz parmaklarımla göstermek durumunda kaldım. Bir daha olmaz:))  Hepsini çok ama çok beğendim. Zaten el yapımı her şeye o kadar çok zaafım var ki ,hep çok kıymetli gelmiştir bana. İnsanların kendi elleriyle yaptıkları değerli parçalarda  sevgilerinin, umutlarının, hayallerinin, emeklerinin, sabrının  olduğunu düşünmüşümdür her zaman. 

En kısa zamanda bu şalı size uygun bir kombinimle göstermeye çalışacağım.




Uzun lafın kısası, bugün benim için çok keyifli,  çok çabuk geçen, çok heyecanlı ve güzel bir gündü. Seni tanıdığıma bir kez daha çok sevindim ve çok memnun oldum Elif'ciğim. Bir daha ki yaza daha uzun bir tatille, aynen konuştuğumuz gibi daha planlı güzel şeyler yapmak üzere sizi tekrar bekliyorum. Cunda'nın kışı da çok güzeldir istediğiniz her zaman sizi ağırlamaktan çok mutlu olurum.

Yanıma gelmek isteyen herkesi bekliyorum.
Sevgiler,

17 July 2012

Floral jean

Daha önce buradaki postumda sizin fikrinizi de aldığım ayakkabı ile ilgili bu görseli az evvel dergide görünce yine sizinle paylaşmak istedim.

Floral baskılı jean (Mavi jeans)  ile bu kobalt mavisi (Stefanel) ayakkabılar, kombini romantik esintiden uzaklaştırıp daha casual bir stile dönüştürmüş. Ben çok sevdim, ya siz? :)

13 July 2012

Fikrinizi Alabilir miyim?

Sezon başında Stefanel'de bu ayakkabıyı çok beğenmiştim. Hatta sarısı da vardı. Daha sonra da yakın arkadaşımda yine Stefanel trikosu ve beğendiğim bu ayakkabıyla kombinasyonunu görünce ayakkabıyı daha da bir sevmiştim.İzmir'e gittiğimde Stefanel'de ayakkabıyı denedim, ayağımda da pek bir beğendim:))  Ama bana ilk fiyatı bu ayakkabı için fazla gelmişti açıkçası. O fiyata başka ayakkabı bulurum belki diye askıya almıştım sonra Stefanel de %50 indirimde olduğunu gördüm ve ben hala çok kararsızım. Şu an ki fiyatı yuvarlak 180-TL.

Bana bir fikir verin bakayım, almalı mı almamalı mı?

P.S: Pelin'cim ( modavesosyete) Blonde Salad'ın aynı pabucu kombinlediğini yorum bırakınca hemen onun bloga baktım ve bakınız hatun ayakkabıları nasıl kombin etmiş.Onun da fotolarını koyuyorum. Daha fazla foto için de Blonde Salad'a bakabilirsiniz.









5 July 2012

Huzur Yerim "Ada Camping"

Cunda Adası'nda denize girmek için benim çok çok huzur bulduğum iki yer vardır. Bunlardan birincisi "Ortunç", diğeri ise "Ada Camping"dir.

Dün biraz sessiziliğe ihtiyacım olduğunu hissettiğimden Ada Camping'e gittim. Sadece denizi izlemek, fazla konuşmamak, kitabımı okumak, bol yüzmek ve güneşlenmek için Ada Camping ideal yerdir benim için.

Cırcır böceklerinin sesleri, denizin kıyıya hafifçe vuran dalga sesleri bile bazen bana kafamı dinlemek için yeterli oluyor. İşte burada da tüm bunlar mevcut. İnsan sayısının az olduğu gelenlerin çoğu yabancı turist veya sosyo-ekonomik ve kültür düzeylerinin yüksek olduğu insanların tercih ettiği yerlerden biri olduğu için %100 memnun kalacağınıza garanti verebilirim.

Aynı zamanda karavanla tatil yapanların da çok tercih ettiği yerlerdendir. Bungalovları seviyorsanız yine doğru adrestesiniz. Lafı fazla uzatmadan daha detaylı bilgiye bakmak isterseniz mekanın web sitesini ziyaret için sizi BURAYA alalım.

Yalnız çok küçük eleştirim olacak. Ben Ada Camping'e yaklaşık 12 yıldır her yaz giderim ama mutfaklarında ve yemek lezzetlerinde ve hatta menülerinde bir arpa boyu yol alamadılar. Yemek lezzeti çok ahım şahım değil. Mezeler , kalamar Cunda adasına göre bence biraz zayıf. Bunu neden söylüyorum? Cunda gibi bir yerde her şey denizden tazecik çıkarken, bir çok restaurant'da lezzetler ve mezeler çok güzel iken buranın olduğu yerde sayıklaması beni biraz üzüyor. O menüye hamburger, gözleme, ev mantısı v.b. gibi küçük ilaveler yapsalar ve lezzeti üzerine farklı aşçılardan yardım alsalar çok daha süper olacak. Eğer işletmecilerinden biri beni okuyorsa kusura bakmasın. Yer süper, her şey nefisss ama hizmetteki küçük eksiklikliklerde giderilse tam 10 numara olacak:)





Alttaki fotoğrafta  benim küçük Spiderman'im de objektife denk gelmiş ablaları:))


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...